GENÇ BÜROKRAT MANŞET HABERLER

SİYASET GÜNDEMİ
TÜRKİYE
ATAMA & TAYİNLER
DUYURULAR
BÜROKRAT HABERLERİ
RÖPORTAJ

“Vatanı sevmek, çocukluktan başlayan bir şey”

Toplumun en temel birimidir aile dedik ve dergimizin bu sayısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına konuk olduk. Sosyal Yardımlar Genel Müdürü Mehmet Abdulhalim Türkkanı ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide kurumun misyon ve vizyonunu daha iyi anlama imkanı bulduk.
Bu haber 2017-09-06 09:59:48 eklenmiş ve 381 kez görüntülenmiştir.

Öncelikle çocukluğunuzdan itibaren sizi tanıyabilir miyiz? 

 

26 Mayıs 1971 tarihinde Ankara’da dünyaya geldim. Rahmetli babamın görevi dolayısıyla 1975 yılı aralık ayında Kırşehir’e göç ettik. İlk, orta ve lise tahsilimi Kırşehir’de yaptım. Liseyi Kırşehir İmam Hatip Lisesinde okudum. İl birincisi olarak Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazandım. Fakülte hazırlık bölümü dâhil 4 yılda bitirdim. Hayalim hukuk okumak, avukat olmaktı ama tercihler farklı olunca eski Sayıştay Başkanımızın önderliğinde mülkiye okumak nasip oldu. Mülkiyede okumak çok farklı bir anlayış getirdi bana. Ülke sevdası, vatan sevdası gibi konularda farklı bakış açıları kazandırdı. Hayalim maliye bakanlığında hesap uzmanı olmaktı nasip olmadı. Üniversiteyi bitirdikten sonra Gazi Üniversitesinde Yüksek Lisansa başladım. Bu arada da Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünde Devlet Gelir Uzmanlığını kazandım. Maliye Bakanlığında 9 yıl 8 ay gibi bir süre görevde bulundum. Sonra Sosyal Yardımlaşma Fonu Teşkilat Kanunu çıkınca 2005 yılı ağustos ayında Sosyal Yardımlaşma Sosyal Yardım Uzmanı olarak göreve başladım. Daha sonra Kaynak Yönetimi Dairesi Başkanı olarak görev yaptım. 2011 yılı içerisinde çıkan kararnamelerle bakanlıklar da bir düzenleme oldu. Bu tarihte bizim genel müdürlüğümüzde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bir birimi haline dönüştü ve bu arada bende bu kararnameyle bakanlık müşaviri oldum. Aynı tarihte ilk müsteşar Kenan Bozgeyik’e baş danışmanlık görevi icra ettim. Aynı yıl içerisinde de Kamu Gözetimi Kurumuna Daire Başkanı olarak geçiş yaptım ve 2014 yılı temmuz ayına kadar daire başkanı olarak çalıştım. 16 Temmuz 2014 tarihinde Başbakanlık Strateji Geliştirme Başkanı olarak atandım. Bu görevim 4 Kasım 2016 yılına kadar sürdü. 4 Kasım tarihinde Sayın Bakanımızın onayıyla Sosyal Yardımlar Genel Müdür vekili olarak görev yapmaya başladım. 2017 yılı 7 Haziranda da genel müdürlüğe asaleten atamam yapıldı. Kısaca yaptığım görevler bu şekilde. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Burada görev yapmaktan da oldukça memnunum. 

 

Yüksek lisansınızı aynı bölümde mi yaptınız? 

 

Siyasi İktisat alanında yaptım. Benim ilgi alanım dış ticaret. Uluslararası iktisadı gerçekten seviyorum. Vergi ve muhasebe çok ilgi duyduğum alanlar. Sosyal politika konularına da özel bir önem gösteriyoruz, ilgileniyoruz, dünyadaki gelişmeleri takip ediyoruz. Bu konu da ülkemizde güzel örnekler üretmeye gayret gösteriyoruz. 

 

“Yüzme bilmezken okyanusa atıldım ve yüzmeyi öğrendim”

 

Kritik noktalarda görev almışsınız. Bu büyük bir güven gerektiriyor. Bunu neye bağlıyorsunuz? 

 

Hem ailemden, hem de tahsil hayatım boyunca güzel bir eğitim aldım. Bu vatana hizmet etmek bize güzel bir şekilde aşılandı. Vatanı sevmek, çocukluktan başlayan bir şey. Vatan sevgisi insanı daha fazla hizmet etmeye yöneltiyor. Vatan, devlet ve millet sevgisi yaptığınız işte başarılı olmak için çabalamanıza yol açıyor. Maliye bakanlığında genç yaşta şube müdürü oldum. Hizmetimin 5. yılındaydı ve maliye bakanlığı gelirler genel müdürlüğünün en genç yaşta şube başka olan isimlerden birisiyim. Hem de en zor, en teknik şubesinde görev aldım. O benim için büyük bir deneyimdi. Yüzme bilmezken okyanusa atıldım ve yüzmeyi öğrendim diyebilirim. Sabahları çok erken daireye gittim ve akşamın çok geç saatlerine kadar bu vatan için çalıştım. Orası bir okuldu benim için. Gelirler Genel Müdürlüğünde çok nitelikli amirlerim vardı. Onların yanında usta - çırak ilişkisi içerisinde yetiştirildim. Üstatlarımın bana vermiş olduğu eğitimler ve mevzuatın zorluğu zor konulara talip olmama vesile oldu ve ailemin, çevremin bana vermiş olduğu ahlaki kurallar, dürüstlük, etik kurallara riayet dolayısıyla güvenilir olma, devlet sevgisi bütünleştiğinde Bakanlarımız, Sayın Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız hassas yerlerde görevler verdiler. Bende üzerime düşen bu görevleri yüzümü kara çıkarmadan icra etmeye çalıştım. Tek gayemiz vardı vatana hizmet. Bu gayeyle çalıştığım için rabbim bana genç yaşımda birçok makam, birçok kurul da çalışmayı nasip etti. Kamu da 21 yıllık bir geçmişim var. Bu süreç içerisinde 13 farklı binada, 21 oda da çalıştım. 4 kamu idaresinde görev yaptım. Farklı kurumlarda, farklı görevlerde bulunmak insanı tecrübelendiriyor. Maliye bakanlığında bir vergici olarak çalıştım, sosyal yardımlaşmada sosyal politika alanında çalıştım, başbakanlıkta strateji geliştirme alanında çalıştım, kamu gözetimi kurumunda da bağımsız denetim alanında çalıştım. Her bir kurumun bana kattığı bakış açısı insanın daha farklı gözle dünyayı değerlendirmesine vesile oluyor. Bu konuda da rabbimin bana bir ayrıcalık verdiğini düşünüyorum. Yer değiştirmek beni her zaman dinamik tuttu. Her gittiğim yerden farklı şeyler öğrendim. Başbakanlık bürokrasisi de maliye bürokrasisi de önemli bürokrasiler. Güzelde insanlar tanıdım. Farklı konularda çalışmaların vermiş olduğu bilgi birikimini, farklı yerlerde kullanmak devlete hizmet noktasında farklı bir şekilde olayları değerlendirmek beni mutlu ediyor. Bende bunun mutluluğu içerisindeyim. Aslında zor da bir süreç. Gittiğin her yerde yeni insanlarla tanışıyor, çalışıyor, zorlanıyorsun ama bu artık benim için bir nevi yaşam şekline dönüştü. Burada görev yapmanın gerçekten insana huzur veren bir yönü var. Ben buraya sadece vatana, devletime hizmet için geldim. Güzel hizmetlere vesile olabilirsek, bu sistemin daha güzel bir şekilde yürümesini sağlayabilirsek önemli bir görevi icra etmiş olmanın mutluluğu ve huzuru içerisinde olacağım. 

 

Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü’nün tarihini sizden dinleyebilir miyiz? 

 

Türkiye’de 1980 öncesi dönemde Sosyal Yardım alanında kurumsal bir yapı yoktu, sosyal yardımlar Osmanlıdan gelen vakıf kültüründen kaynaklanan dayanışma çerçevesinde yürütülüyordu. Devletimizin Anayasa’da belirtilen sosyal bir hukuk devleti olması özelliği gereği, gelir dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesine ve yoksul kesimlerin desteklenmesine yönelik sosyal politikalar, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve sosyal barışın korunması açısından büyük önem arz etmektedir. Bu ilkeden hareketle, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, 3294 sayılı Yasa ile 1986 yılında kurulmuştur. 

Kurulduğu tarihten 09.12.2004 tarihine kadar Fonun idari işleri Başbakanlığa bağlı bir birim olarak faaliyet gösteren Fon Genel Sekreterliği eliyle yürütülmüştür. 01.12.2004 tarihinde kabul edilen 09.12.2004 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5263 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’la Fon Genel Sekreterliği, Başbakanlığa bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü (SYDGM) olarak teşkilatlandırılmış, böylece Fon idaresi bu tarihte kurumsal ve uzmanlığa dayalı bir yapıya kavuşmuştur.

Genel Müdürlüğümüz 8 Haziran 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlanarak Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü adını almıştır. 

Anayasa’nın 2. maddesinde ifadesini bulan “Sosyal Devlet” ilkesinin en belirgin oluşumu olan Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü, yoksullara ilişkin devletin sosyal sorumluluklarını yerine getirmektedir. 

Kurumun görevleri nelerdir? 

 

Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü’nün (SYGM) görevleri 3/6/2011 tarihli ve 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 11’inci maddesinde sayılmıştır. Bu kapsamda Genel Müdürlüğümüz yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlar alanında ulusal düzeyde uygulanacak politika ve stratejilerin oluşturulması çalışmalarını koordine etmek, belirlenen politika ve stratejileri uygulamak, uygulanmasını izlemek ve değerlendirmekle görevlidir.

 

Ayrıca 3294 Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunun amaçlarını gerçekleştirmek ve uygulanmasını sağlamak için gerekli idarî ve malî tedbirleri almak görevi Genel Müdürlüğümüze verilmiştir. Bu görev doğrultusunda Genel Müdürlüğümüz SYDT Fon kaynaklarını toplamakta ve gelirlerin yerinde ve zamanında kullanılmasını sağlamaktadır.

633 Sayılı KHK’da geçen “Yoksullukla mücadeleye ve Genel Müdürlüğün görev alanına giren diğer konulara ilişkin olarak araştırma ve incelemeler yapmak, proje hazırlamak ve uygulamak” görevi doğrultusunda Genel Müdürlüğümüz ulusal yoksullukla mücadele stratejisi oluşturma çalışmalarını koordine etmekte ve yeni kapsayıcı sosyal yardım programları oluşturarak bu programları uygulamaya koymaktadır. Mevcut olan sosyal yardım programlarının etki analizleri çalışmalarını da Genel Müdürlüğümüz yürütmektedir. 

 

Bunların yanı sıra Genel Müdürlüğümüzce kurulan Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemine (BSYBS) ilişkin iş ve işlemleri yürütmekteyiz. BSYBS veri tabanında yer alan sosyal yardım verilerinin kaydedilmesi ve kamu, kurum ve kuruluşları, mahalli idareler ve Türk Kızılayı ile paylaşılmasına ilişkin görevleri de Genel Müdürlüğümüz yürütmektedir.

 

Gerçekleştirdiğiniz ve gerçekleştirmeyi planladığınız projeler nelerdir? 

 

Öncelikle, geçtiğimiz yıllarda hayata geçirdiğimiz ve şu anda başarı ile uyguladığımız Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi hakkında bilgi vermek istiyorum.

 

Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi, Genel Müdürlüğümüzün gerçekleştirmiş olduğu önemli projelerden biridir. 2006-2010 dönemi Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planında yer alan "Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri" eylemi çerçevesinde TÜBİTAK ile işbirliği içerisinde yürütülen proje kapsamında oluşturulmuştur.

 

22 kamu kurumu ile entegre olan Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi, yoksul ve muhtaç kişilerin sosyal yardım başvurularının alınması, hane dosyalarının oluşturulması, kişisel verilerinin ve sosyo-ekonomik bilgileri ile servet unsurlarının merkezi veri tabanlarından sorgulanması, hanenin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin mahallinde yapılan sosyal incelemeye ilişkin raporların tutulması, muhtaçlık kararının verilmesi, yardım ödemelerine ilişkin banka talimatlarının verilmesi ve gerçekleştirilen tüm yardımlara yönelik otomatik muhasebeleştirme eylemlerinin tamamının elektronik ortamda yürütüldüğü, vatandaşların yapmış oldukları sosyal yardım başvuru sonuçlarını E-Devlet kapısı üzerinden görüntüleyebildiği hem kamuya hem de vatandaşlara hizmet veren bir bilgi (bilişim) sistemidir.  

 

18 Ekim 2011’den beri ülke genelinde tüm Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca kullanılan sistem Bakanlığımız uzmanlarınca İslam İşbirliği Teşkilatı Örgütü ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar tarafından düzenlenen çeşitli konferans, çalıştay ve toplantılarda tanıtılmakta ve ilgili organizasyonlara dünyanın dört bir yanında yer alan ülkelerden katılan katılımcılardan büyük ilgi görmektedir.

 

Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sisteminin ardından son dönemlerde başlattığımız önemli projelere değinirsek;

 

Sosyal Uyum Yardımı: Yabancılara Yönelik Sosyal Uyum Yardım (SUY) Programı Kasım 2016 itibarıyla başlatılmıştır. Programın Finansmanı Avrupa Birliği Sivil Koruma ve İnsani Yardım Ofisi (ECHO) tarafından sağlanan fon ile karşılanmaktadır. Bu kapsamda geçici barınma merkezleri dışında ikamet eden ve muhtaçlık, hanede sosyal güvence olmaması ve demografik kriterlerden en az birine uyması şartlarını sağlayan 99 ile başlayan kimlik numarasına sahip Suriyeliler ve diğer tüm yabancılar faydalanabilmektedir. Aylık nakdi yardım tutarı kişi başı 100 TL olarak başlamış, 2017 yılı Haziran ayı itibarıyla bu tutar 120TL'ye çıkarılmıştır. 2017 Haziran ayı itibarıyla yardım programından faydalanan kişi sayısı 684 bin kişidir. 

 

Yabancılara Yönelik Şartlı Eğitim Yardımı: Yabancılara Yönelik Şartlı Eğitim Yardımı (ŞEY) Programı Mayıs 2017 tarihi itibarıyla başlatılmıştır. Programın Finansmanı Avrupa Birliği Sivil Koruma ve İnsani Yardım Ofisi (ECHO) tarafından sağlanan fon ile karşılanmaktadır. Program kapsamında E-Okulda kayıtlı yabancı öğrencilere, Türk öğrencilere uygulanan program dâhilinde;

 

İlköğretime devam eden Erkek çocuklara 35 TL

İlköğretime devam eden Kız çocuklarına 40 TL

Ortaöğretime devam eden Erkek çocuklara 50 TL, 

Ortaöğretime devam eden Kız çocuklarına:  60 TL ödeme yapılmaktadır. 

 

Bunun yanında her dönem başında program kapsamındaki her öğrenciye 100'er TL tek seferlik nakdi yardım yapılması planlanmaktadır. Mevcut durumda 56.831 kişi için 3.837.080 TL ödeme yapılmıştır.

 

Doğum Yardımı Programı: “Doğum Yardımı” programı 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek-4’üncü maddesi doğrultusunda 15 Mayıs 2015 tarihi itibarıyla uygulanmaya başlamıştır. Bu hükme göre Türk vatandaşlarına, canlı doğan birinci çocuğu için 300 TL, ikinci çocuğu için 400 TL, üçüncü ve sonraki çocukları içinse 600 TL tutarında doğum yardımı yapılmaya başlanmıştır.

 

Şimdi de önümüzdeki kısa dönemde başlatacağımız projelerimizle ilgili bilgi sunmak istiyorum:

 

Başarılı Yoksul Öğrencilerin Desteklenmesi ve Gözetilmesi Projesi: Yoksul öğrencilere yönelik olarak Bakanlığımız tarafından eğitim yardımları kapsamında çeşitli yardım programları yürütülmektedir. Ancak bu yardım programlarında başarı unsuru yeterince ön plana çıkmamaktadır. Ayrıca başarılı yoksul öğrencilerin bir bölümünün zararlı oluşumların etkisi altına girebildiği görülmektedir.

 

Zararlı oluşumların etkilerinden uzak, milli ve manevi değerlerine bağlı, çağın teknik gerekleriyle donanmış, kültürel, sanatsal ve sportif yönleri gelişmiş milli bir nesil yetiştirilmesini amaçlıyoruz.

 

Bu proje kapsamında;

Yoksul durumda bulunan; üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilerimiz ile TEOG ve LYS’de başarılı olmuş yaklaşık 87.000 öğrenciye nakdi destek sağlayacağız.

Başarılı yoksul öğrencilere Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde danışman atayacağız.

Danışmanlar aracılığı ile öğrencilerin bilimsel, kültürel ve sanatsal aktivitelere katılımını sağlayacak ve kişisel gelişimini takip edeceğiz.

Öğrencilere “Yardım Kartı” verilerek tüm kamu hizmetlerinden (THY, YHT, Tiyatro, Müze, Spor müsabakaları vb.) ücretsiz ya da indirimli faydalanmasını sağlayacağız.

 

Psiko-sosyal ve mali kayıp yaşayan kronik hastalara (tüberküloz ve SSPE) yönelik düzenli yardım programı: Tüberküloz, SSPE ve kanser gibi kronik hastalıklara maruz kalan vatandaşlarımız psikososyal ve mali kayıp yaşayabilmektedir. Yaşanan bu kayıplar vatandaşlarımızın tedavi süreçlerini olumsuz etkilemekte ve ailelerinin yaşamlarını zorlaştırmaktadır. Ayrıca tüberküloz ve benzeri hastalıklar bulaşıcı özellikleri ile toplum sağlığı açısından risk oluşturmaktadır. 

Bu kapsamda ülkemizde bulunan 4.300 Tüberküloz ve SSPE hastasının mali ve psikososyal olarak desteklenmesi önem arz etmektedir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kaynaklarından 2017 yılı sonuna kadar 50 milyon-TL tutarındaki kaynak bu amaçla ayrılmıştır.

 

Proje kapsamında;

SSPE hastalarına aylık 1500 TL ödeme yapılacaktır. 

Tüberküloz hastalarına 1500 TL tutarındaki ödemeye ilaveten tıbbi öz bakımlarını gideremedikleri, yatağa bağımlı olarak yaşamlarını sürdürdükleri veya ev yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerekliliği ilgili sağlık birimince tespit edildiği takdirde, aylık 1.000 TL sağlık bakım yardımı ödemesi yapılabilecektir.

 

İlerleyen dönemde Sağlık Bakanlığı veri tabanları hazırlandıkça nörolojik hastalık ve kanser gibi diğer kronik hastalıklara programı yaygınlaştırılacağız.

 

Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü’nün yıllık bütçesi nedir? Ve bir yıl içerisinde ne kadar kişiye yardım yapılıyor? 

 

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’nun gelirlerine, yardımlardan faydalanan kişi sayılarına ve yeni yardım programlarına göre Genel Müdürlüğümüzün bütçesi yıllar itibariyle değişiklik göstermektedir. 2016 yılında Genel Müdürlüğümüzün sosyal yardımlar için aktardığı kaynak yaklaşık 23 Milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam Türkiye’de tüm kamu kurum ve kuruluşlarınca ve belediyelerce yapılan sosyal yardımların yaklaşık %70’ine tekabül etmektedir. 2016 yılında Genel Müdürlüğümüzce 3.1 Milyon haneye yardım yapılmıştır, sosyal yardımlardan yararlanan fayda sahibi sayısı ise 10.6 milyon kişi olmuştur.

 

Destek almak isteyen bir birey hangi yolları izlemeli? 

 

Genel Müdürlüğümüz, sosyal yardım faaliyetlerini ülkemizde her il ve ilçede 3294 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda kurulu bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma (SYD) Vakıfları aracılığı ile sürdürmektedir.

Yardım başvurusunda bulunmak isteyen vatandaşlarımız sadece nüfus cüzdanları ile resmi ikametgâhlarının bulunduğu il/ilçe sınırları içinde bulunan SYDV’ye başvuru yapmaları yeterlidir. Vatandaşlarımızın başvurusunun ardından Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sisteminde hane dosyası oluşturulur ve yardım başvuru kaydı eklenir.

SYDV tarafından başvuru yapan vatandaşlarımızın yoksulluğu ve başvuruların ilgili mevzuata uygunluğu araştırılır ve vatandaşlarımızın bilgileri 22 kurumun veri tabanından online olarak sistem üzerinden sorgulanır. Ayrıca SYDV personeli hane ziyaretleri yaparak hanelerin yoksulluk durumlarını yerinde tespit eder, sosyal inceleme formunu hanedekilerin beyanı ve kendi gözlemleri çerçevesinde doldurur ve sistem üzerinden Mütevelli Heyetine gönderir. Vatandaşlarımızın yardım hak sahipliği kararları başvuruda bulunulan SYDV Mütevelli Heyetince karara bağlanır.

 

Sosyal yardımların halka ulaştırılması esnasında oluşan izdiham görüntülerini artık göremiyoruz. Bu dönüşümü nasıl başardınız? 

Başta Şartlı Eğitim ve Sağlık Yardımları olmak üzere, 2022 engelli ve yaşlı aylığı, eşi vefat etmiş kadınlara yapılan nakdi sosyal yardım gibi düzenli yardımlarda para vatandaşlık numarası ile PTT’deki hesaplarına yatırılmaktadır. Vatandaşlarımız bu sosyal yardım ödemlerini çekerken kendilerinden hiçbir hesap ücreti alınmamakta ve ödemelerinden herhangi bir kesinti yapılmamaktadır.

Bu yardım programlarından faydalanan vatandaşlarımıza Sosyal Yardım Kartı adı altında PTT kart dağıtılmıştır. 2 Milyon vatandaşımıza Sosyal Yardım Kartı teslim edilmiştir. Vatandaşlarımız isterlerse PTT’den paralarını çekmek yerine bu kartları kullanarak PTT Matiklerden paralarını çekebilirler veya banka kartlarını doğrudan alışverişlerinde kullanabilirler. Kartlar debit kart özelliğine sahip olup sadece yardım ödemesi kadar nakit kullanıma imkân vermektedir.

Ayrıca hayata geçirdiğimiz Sosyal Yardım Mesaj Servisi ile 700 bin sosyal yardım yararlanıcısı vatandaşımıza yardımlarını ne zaman ve nasıl çekebilecekleri bilgisini veriyoruz.

Parasını çekmeye gidemeyecek durumda olan engelli ve yaşlı vatandaşlarımıza talep etmeleri halinde sosyal yardım ödemelerini evlerinde teslim ediyoruz.

 

Uluslararası kıyaslamalara göre Türkiye’nin yoksulluk ve sosyal harcama rakamlarında nasıl bir seyir göze çarpıyor? 

Yoksulluk; ekonomik, sosyal ve çevresel unsurların etkileşimli bir sonucu olarak farklı politika alanlarındaki değişimlerin etkilerini içermektedir. Türkiye’nin bu farklı politika alanlarındaki başarısı sonucunda yoksulluk alanında dikkat çekici iyileşmeler görülmektedir. Son on yıl içinde kişi başı harcaması 1$’ın altında olan vatandaşımız kalmamıştır. Mutlak yoksulluğu ifade eden kişi başı harcaması 4,3$’ın altında olan vatandaşımızın oranı 2002 yılında  %30,3 iken 2015 yılında %1,58’e indirilmiştir. 

Bahsedilen olumlu seyirde; Türkiye’nin ekonomi alanında yaşadığı dikkat çekici başarıların yanı sıra sosyal alanda, eğitim ve sağlık sistemindeki ilerlemeler ile yoksullukla mücadeleye ayrılan kaynağın ve kurumsal gelişmelerin rolü bulunmaktadır. 

Sosyal Yardımların GSYİH’ya oranı 2002 yılında sadece %0,5 iken bu oran 2016 yılında 1,49’a çıkmıştır.

 

 

15 Temmuz’un yıl dönümündeyiz. Bu konuya dönecek olursak, siz o gün neler yaşadınız? 

 

O gün bu ülkede çok farklı şeyler yaşandı. Allah bu ülkeye bir daha böyle bir gün göstermesin. Yalnız 15 Temmuz ülkemiz açısından çok büyük bir tecrübedir. O tarihte ben Başbakanlık Strateji Geliştirme Başkanıydım. O gün akşamüzeri saat 5 gibi daireden çıkmak istedim. İçimde bir garip his vardı, dairede durmak istemedim. Nasıl bir histi anlayamadım bile… Ben Eryaman’da oturuyorum. Evime gitmek için Etimesgut Zırhlı Birliğin oradan geçiyorum. 15 Temmuz’da Zırhlı Birliklerin oraya geldiğimde müthiş bir askeri tırın üzerinde tanklara yüklü olduğunu gördüm. Bu askeri sevkiyatın hangi nedenle yapıldığını hissedemiyorsun ama benim içimde garip bir his vardı. Acaba darbe mi olacak endişesi taşıdım ve birkaç kişiyle paylaştım. Onlar bana garip bir şekilde gülmüşlerdi ama saat 21:30 civarında uçakların uçtuğunu ve askeri bir girişim olduğunu, Kızılay’da önemli bir direncin olduğunu telefondan öğrendim. O esnada başbakanlıktaki üst düzey görevli arkadaşlara ulaşmaya gayret gösterdim ama hepsi çok yoğundu kimseye ulaşamadım. Başbakanlığa gitmek istedim ancak ilk esnada yola çıkmayın denildi. Çok hüzün verici bir şeydi. 2 gün uyuyamadık. Allah bir daha öyle bir gün yaşatmasın. Bu da bizim için büyük bir ders oldu. Bu ülke zor şartlarda kazanıldı. Biz dünyanın en güzel topraklarında yaşıyoruz. Güzel ve birçok medeniyet kurulmuş, birçok insan gelmiş geçmiş dünya da böyle bir toprak parçası yok. 

Ben bunu farkındayım. Bir gazi torunuyum. Rahmetli dedem Çanakkale gazisi. 15 yıl cepheden cepheye savaşmış bir asker. Çanakkale’de de önemli görevler icraat etmiş, akıncı kuvvetlerinin önünde giden bir çavuş bir nefer. Rahmetli olduğunda 100 yaşındaydı. O günleri anlatırken gözler hala dolardı. Öyle bir dedenin torunu olmaktan çok mutluydum ve biz böyle insanların çocuklarıyız. Umarız bundan böyle bunlara izin verilmez. Devletin adil olması lazım… Hem sınavlar da hem yükselmelerde adalete, liyakate çok önem vermek gerekir. Dolayısıyla inşallah yöneticilerimizde bunun farkındadır. Güvenilir insanlara ihtiyacımız var. Bunun için bizim nesil yetiştirmemiz lazım. Vatanına, bayrağına, devletine milletine sahip çıkacak bir nesli bizim yetiştirmemiz lazım. Al bayrağın gölgesinde gölgelenmek isteyen herkese bizim yüreğimizi açmamız lazım. Bu kapsamda yapılacak çok işimiz var. Bu işleri yapabilirsek o zaman başarılı olacağız.

 

Son olarak bahsettiğiniz yeni nesilden söz edersek, bu nesil nasıl yetişmeli? 

 

Güvenilir, ahlaklı, erdemli ve vizyoner olmalı. Bunun için devletimizin çok çalışması lazım. Bunlara bir ufuk vermek zorundayız. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hangi şartlarda kazanıldığını ve gelecekteki kuşaklarımızın batı toplumlarından daha modern, daha refah içerisinde yaşaması gerektiğini aşılamamız lazım. Bizler gerçekten bereketli topraklar üzerinde bulunup fakir bir konumda yaşayan bir milletiz. İnşallah bu toplum, bu millet şaha kalkıp refah toplum olmak noktasında tüm gayreti gösterecektir. Bunun için de öncelikle çocuklarımıza sahip çıkacağız. Zararlı odakların eline düşmemelerini sağlayacağız. Onları ilimle irfanla yetiştireceğiz. Dillerini geliştireceğiz, siyasal yönden yetiştirecek yeni bir ufuk vereceğiz bu çocuklara ve bu çocuklar gelecekte bizim olduğumuz yerde olacaklar. Toprağına bayrağına, vatanına, milletine sahip çıkacaklar. 

ETİKETLER : Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürü Mehmet Abdulhalim Türkkanı
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Genç Bürokrat Dergisi Haber Portalı
© Copyright 2015 İRM TASARIM AJANSI. Tüm hakları saklıdır. Bu site İRM Pusula Tasarım Ajansı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA