GENÇ BÜROKRAT MANŞET HABERLER

SİYASET GÜNDEMİ
TÜRKİYE
ATAMA & TAYİNLER
DUYURULAR
BÜROKRAT HABERLERİ
RÖPORTAJ

KAOS DİNOZORLARI 3 ROCKEFELLER- ROTHSCHİLD -GEORGE SOROS vd…


Bu makale 2017-06-23 10:43:40 eklenmiş ve 328 kez görüntülenmiştir.
Mustafa Yazgan

Bu yazı dizimizin başlığını “Kaos Dinozorları” olarak seçtim. Neden? Çünkü, bugün dünyada kelimelerin yetersiz kaldığı derecede “Vahşi bir kan emme” sömürüsü devam etmektedir. Kana, paraya, servete, ölümlere, zulümlere doymayan “Global Sermaye Baronları”, bu azgın iştahlarını devam ettirebilmek için -kendi menfaatlerine zıt gördükleri- her devleti, her milleti, her kurum ve kuruluşu, bir dinozor dehşetiyle yutmak,  yıkmak, yok etmek, dünyamızı kin, kavga, terör, cinayetler, darbeler, işkenceler mekanı halinde, sürekli huzursuzluk ve “Kaos”la idare etmek istemektedirler.

“Kaos Dinozorları”nın başında 500 milyon dolar servetiyle önde gelen David Rockefeller. (Geçen aylarda 101 yaşında öldü) Fanatik bir Siyonist olan bu adam,  diyebiliriz ki, ömrünü “İslam Medeniyeti”ne karşı ve tüm dünyada “Kaos kumpasları” oluşturmakla geçirmiştir. Diyor ki:

-Önce kaos (Ordo Ab Chaos) sonra düzen…

-..Osmanlı Devleti’ne dayatılan kapitülasyonlar benzeri şeyleri şeyleri talep ettik. MENDERES, bize bunları hiçbir zaman kabul etmeyeceğini söyledi… Ülkesinin çoğunluğu Müslüman olduğu için, ülkesinin her yerine “camiler” yaptırıyordu. Menderes, bu şartlarda, iktidardaki yerini uzunca bir süre için sağlamlaştırdığını sanıyordu. Bir darbe ile (27 Mayıs 1960) bu işe bir son verildi ve sonunun öyle bitmesini istemediğimiz(!) halde, çalışma arkadaşlarıyla beraber idam edildi. Sadece, CELAL BAYAR kurtuldu. Çünkü, bir MASONdu ve yakın arkadaşı Papa Roncalli ya da diğer adıyla 23’üncü John, VATİKAN’ın baskısıyla O’nu idamdan kurtardı.

Değerli okuyucularım…

Bu acı olayları ben, Siyasal Bilgiler’de 1961-1962 yıllarında öğrenci iken yaşadım. Prof. Dr. Muammer Aksoy sabahları fakültede dersimize girer, öğleden sonra “darbe meclisi”ne gider, 1961 Anayasası hazırlığına katılırdı. Ders sırasında sol militan gençler,  “Hocam! Bu düşükler (DP yöneticilerini bu kelime ile adlandırıyorlardı. DP’li millete de “kuyruklar” adı verilmişti) ne zaman asılacak?” diye sorduklarında Prof. Dr. Aksoy,  “Biraz sabırlı olun arkadaşlar.. Aceleci olmayın.. Sonunda istediğiniz gibi olacak.. Bekleyin lütfen..” diye içimi yakan cevaplar veriyordu. Yassıada’da kurulan “Rezil darbenin mahkemesi”nde, mahkeme başkanı Salim Başol sanıklara, “Sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor!...” diyerek kinlerini kusuyordu.

Menderes şehid edildi. Celal Bayar’ın asılmayışına tepki gösteren militanlara Prof. Aksoy şöyle diyordu:

-Arkadaşlar! Milli Birlik Komitesi, Bayar’ı 65 yaşını geçtiği için infazdan muaf tuttu…

Görün ve anlayın.. Ne 33 derece masonluğundan  ne de Papa Roncalli’den ve Vatikan’dan söz ediliyordu..

David Rockefeller itiraflarına devam ediyor:

- 1980 Darbesi, bizim isteklerimiz doğrultusunda yapıldı.  Biz yeteri kadar mal satamaz olmuştuk. Diğer az gelişmiş ülkelere uyguladığımız planı Türkiye’de de tatbik etmek istedik. İthalatın serbest bırakılmasını talep ettik. Sağ ve sol hükümetler, bu isteğimizi kabul etmiş görünüyorlar fakat işi uzatıyorlardı. Sonunda bu ikilem yine bildiğimiz yollarla “Ordo Ab Chaos” ile çözüldü. Provokatörlerimiz aracılığıyla sağ ve sol ideoloji kavgaları başlatıldı… Binlerce Türk genci, uydurma ideolojiler uğruna can vermişti.. Sonra darbe (12 Eylül 1980-Saat 4) geldi. Bütün olaylar, bıçak gibi kesiliverdi. Burada uyguladığımız oyun, halkı umutsuz,  çaresiz bir duruma düşürmek ve onlara bir “kurtarıcı” sunmaktı.

-Turgut Özal döneminde bizim şirketlerimiz, bu bakir piyasaya kurtlar gibi saldırdılar. Türkiye’de para itibar gördü. Arkadaş, dost, aile gibi kavramlar unutuldu. Devlet işletmeleri,  bizim istediğimiz yöneticilerin atanmaları sağlanarak zarar ettiriliyordu.

-“Kürk Devleti” projesini hayata geçirmek için önce PKK denilen bir örgüt oluşturduk. Bu örgütle uğraşmak, Türkiye ekonomisine çok büyük zararlar verdi. Sanırım, yakın gelecekte topraklarından, bizim için hala geçerli olan Sevr Antlaşması uyarınca fedakarlık etmek zorunda kalacak..  ( ‘Aç tavuk kendini arpa ambarında hayal edermiş’ diyelim. M. Yazgan)

Türkiye bizim için çok önemli. Bir kere İsrail Devleti topraklarının (Arz-ı Mev’ud’un) su kaynaklarının önemli bir kısmı şu anda Türkiye’ye aittir. İkincisi, Müslüman ve demokratik bir ülke olarak bu konuda öncü bir ülkedir. İslamiyet’i yıkmak istiyorsak önce Türkiye’den başlamalıyız. Üçüncüsü, Avrupa ve Asya arasında bir köprü durumundadır. Maden, petrol, doğalgaz gibi zengin yeraltı kaynaklarına sahip olan Ortadoğu ve Kafkasya’ya hakim olmak istiyorsak Türkiye elimizin içinde olmalıdır. Dördüncüsü, ülke bor madeni bakımından dünyanın en zengin ülkesidir. Bu maden, yakın gelecekte petrolden daha önemli hale gelecek…

-Bizim çalışmalarımız sonucu Türkiye’de fuhuş, rüşvet, hırsızlık, haksız kazanç oluştu.

-Osmanlı’yı yıkmak zor olmadı. Birinci Dünya Savaşı, Avrupa’da bize karşı olan imparatorlukları dağıtmak, en önemlisi Osmanlı Devleti’ni parçalayarak Ortadoğu’daki petrol yataklarını ele geçirmek ve İsrail’in yolunu açmak için çıkarılmıştı. Osmanlı’nın çöküş devrinde Mason örgütleri tarafından kışkırtılan insanların çıkardıkları isyanlarla topraklar kaybedilmeye başladı. Bizim finans ve silah sanayi şirketlerimiz servetlerini onlarca kez katladılar. 1’inci Dünya Savaşı sonunda Monarşizm tez olarak, Demokrasi antitez olarak, Komünizm'i yani sentezi oluşturdu.

-Hitler bizim tarafımızdan başa getirildi. Alman ulusunu büyülemesi, yine bizim tarafımızdan aldığı mali yardımlar sayesinde olmuştur. Hitler, dünya savaşı başlatacak güce erişiyordu.  Bu iş için Hitler seçilmişti. Çünkü, Yahudilerden nefret ediyordu. Sebebi ise, babaannesi o zamanlar zengin bir Yahudinin yanında hizmetçi olarak çalışıyordu. Babaannesi bu Yahudi patronu tarafından hamile bırakılmış, durumdan haberdar olan evin hanımı tarafından evden kovulmuştu. Babaanne kucağında bir bebek ile, yani Hitler'in babasıyla, başka bir iş bulamayınca koyu Katolik olan baba evine geri dönmüştü. Hitler zamanla bu gerçeği öğrenmiş, Yahudilere kin duymaya başlamıştı. İsrail topraklarına (Filistin’e) dönmemekte ısrar eden Yahudileri korkutmak amacıyla birkaç katliama izin verildi. Söylenenden (6 milyon) çok daha az kişinin öldürüldüğü bu katliamlar kullanılarak sözde milyonların yok edildiği “Yahudi katliamı senaryoları” üretildi. Şimdi aynı katliam senaryosu “Ermeni Soykırımı” adı altında Türklere uygulanmaktadır.

-Almanlardan nefret eden Yahudi Albert Einstein'ın  Siyonist Başkanımız Roosevelt'e bir öneri mektubu göndermesiyle “atom bombası” çalışmaları “Manhattan Projesi” altında başlatılmış ve kısa sürede sonuç alınmıştı. Ama bir sorun vardı, bu bomba çok güçlüydü ve deneme yapılabilmesi için Amerika'nın halkın desteğiyle savaşa girmesi gerekiyordu. Ayrıca Alman şehirlerinde çok sayıda Yahudi yaşıyordu.  Bu ülkeye atom bombası atılamazdı. Japonlar kışkırtıldı. HHhiiiialkın duygularıyla oynanarak destek vermelerini sağlamak için yüzlerce Amerikan askerinin ölmesiyle sonuçlanan “Pearl Harbor” baskınına göz yumulmuş, bu sorun da aşılmış oluyordu… Böylece İsrail Devleti, 1948 yılında Rotschild Ailesi'nin cömert mali desteğiyle kuruldu. Ordo Ab Chaos yine işe yaramıştı.

- Hegel Diyalektiği gereği bir karşıt güç yaratılması gerektiği için, Amerikan International Barnsdall Corporation şirketinin verdiği ekipman ve yine Amerikan W.A Harriman Company ve Guaranty Tröstü tarafından verilen mali desteklerle Sovyetler Birliği ekonomisini geliştirdi. Dünya ülkeleri komünizm ve kapitalizm arasında seçimlerini yapmaya başlamışlardı. ( Not: Rusya’daki 1917 Komünist İhtilali’nin para desteği, Amerikalı Yahudi Banker Jacob Schiff, Rockefeller, Alman yöneticileri, Max Warburg gibi hepsi Yahudi asıllı kapitalist tarafından verilmiştir.)

-Çin ise Amerikan Bechtel Corporation'ın verdiği teknoloji ve beyin gücüyle süper bir güç haline geldi.

- Vietnam, Kore, Kamboçya, Tayland, Endonezya, Afganistan, İran-Irak, ve Yugoslavya bizim savaş endüstrimizin deneme alanları oldu.

- Zaire, Çad, Yemen, Guatemala, Şili, Brezilya, Dominik, Somali, Panama, El Salvador, Bolivya, Ekvator, Peru, Uruguay ve Angola'daki savaşları ve darbeleri biz planladık..

- Bütün ülkelerin yönetimlerini kontrol altında tutuyoruz. Kontrolümüzden çıkan ülkelerde “terör” olaylarını devreye sokuyoruz.

- Dünyada hiçbir yerde mafya ve kaçakçılık olayları bizim iznimiz olmadan yapılamaz.

- Hiç düşündünüz mü, Kuzey Amerika ve Batı Avrupa ülkeleri vatandaşlarına rahat ve varlıklı yaşam olanakları sunarken, dünyanın diğer ülkelerinde neden sefalet ve bitmeyen bir kargaşa var? Çünkü bizim ırkımız seçilmiş ırktır, diğerleri sadece köledirler.

Değerli okuyucularım..

Bu itiraflarla kendilerini Nemrut veya Firavun kibrinde zanneden şeytanla koalisyon yapıp dünyayı insanlara zehir eden bu “megalo-manyaklar” Allah’ın tüylerimizi diken diken eden azap hükümleri ile yok oluyorlar.

David Rockefeller de, 101’inci yaşında acı sona erdi.. Geberdi..  250 milyon yıl önce, dünyamızı renklendiren dinozorları, son derece masum varlıklar olarak saygı ile hatırlarken, günümüzün “Kaos Dinozorları”nı lanetle anıyorum.

Dostlarım..

Bu “megalo-manyaklar”ın itiraflarını, mangalda kül bırakmayan sözlerini okuyup,  sakın ha sakın imanınızı, moralinizi, manevi gücünüzü zayıflatmayın. Bilakis güçlenin.. Sorumluluklarınızı yüklenin. El ele, kol kola, gönül gönüle bir olalım.. İri olalım.. Diri olalım.. Aziz millet olarak ümmet-i İslam olalım. Ufuklar yeni zaferlere gebe.. “Kur’an’da zafer vaadiyor Hazret-i Yezdan..” Vatikan’daki salonda toplu fotoğraf çektirenlerin birlik olduklarını zannetmeyin! İçleri paramparça, kalpleri, niyetleri, moralleri paramparçadır..

15 Temmuz, “Zafer” dizimizin fragmanı idi.

 

16 Nisan’da dizi, Türkiye’de ve yurt dışında gösterime girdi. Şimdi mü’minin sürur, kafirin kubur günüdür. 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Genç Bürokrat Dergisi Haber Portalı
© Copyright 2015 İRM TASARIM AJANSI. Tüm hakları saklıdır. Bu site İRM Pusula Tasarım Ajansı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA